statement 152 / ifade 152

studio as a laboratory

Works occasionally start with an unpredictable action or decision. This action leads you to go through different directions and it does not always allow you to predict neither the outcome nor the process. Starting with the first object, idea or affection that you get from daily practices, you continue to experience it without thinking much on what and how you are doing. However, to comprehend a true encounter, these purposeless actions have to be interrupted by moving a bit away from the work. This is the triple process; to interrupt, to look, and to decide on the possible ways to go… Works result from these repetitive actions with different durations. It is analogous to a chemist, more profoundly to an alchemist, making experiments in a laboratory. An alchemist, without knowing the outcome of a product, mixing different matters into each other, lets him/herself into different phases of experiments, ready to coincidental outcomes, and revealing how it might be possible with an anxiety on how it does not.


laboratuvar olarak atolye

Isler bazen nereye gidecegini bilmediginiz bir kapidan giriverdiginizde basliyor. Ele gecen ilk nesne, akla gelen ilk fikir yahut duygulanis ile harekete geciyorsunuz. Ne ya da nasil yaptiginızi cok fazla dusunmeden ilerliyorsunuz. Dogru karsilaşmalari yakalamak icin bu anlamsiz denilebilecek surecleri, zaman zaman yogunlasmis oldugunuz isin bir parca disina cikarak, geri cekilerek kesiyor, izliyor ve kararlar vermeye basliyorsunuz. Her seferinde farkli bir sureci barindiran bu tekrarli-hareketler neticesinde isler ortaya çikiyor. Bu anlamda yolculuklarimi laboratuvarda deney yapan bir kimyagerinkine, daha doğru bir yakinlikta, simyacininkine benzetiyorum. Ne elde edecegini bilmeden, farkli maddeleri biribirine karistiran ve her seferinde farkli bir surece kapilan, bazen bir tesadufün yardimi ile sonuclar çikarabilen ve genellikle nasil olabilecegini, nasil olusmadiklarini da kesfederek ilerleyen bir simyaci.